Covid-19 Sürecinde Finansal Olarak Sağlık Sektörü

Sağlık hizmetleri endüstrisi, herhangi bir ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılasını belirlemekte. Dolayısıyla sağlık sektörünün, bir ülkenin ihracat durumu, istihdamı, sermaye yatırımı gibi ülkenin ekonomisini belirleyen faktörlerde önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz. Akıllara “Peki ama nasıl?” gibi bir soru gelebilir. Kısaca açıklamak gerekirse sağlık, iş gücünün olduğu alanlarda üretim kayıplarını azaltır. Daha sağlıklı olmak beraberinde üretkenlik artışını getirirken, öğrenmenin gelişmesini, insanların daha mutlu olmalarını ve dolayısıyla işlerinde daha da başarılı olmalarını sağlar. Bu da basitçe, sağlığın ülke ekonomisi üzerinde nasıl bir rol oynadığını anlayabilmemizi sağlar diyebiliriz.

Bir yılı aşkın süredir tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 sürecinde, tüm dünya ülkelerinin çifte şokla karşılaşması, yani hem sağlık hem de finansal açıdan vurulması özellikle düşük gelirli-gelişmemiş, ve orta düzeyli-gelişmekte olan ülkeleri eşi görülmemiş zorluklarla karşı karşıya getirdi. Ülkeler için oldukça önemli olan sağlık sektörü de hazırlıklı olmadığı bu süreçte yeterince finanse edilemeyerek geriledi.

Şimdi dilerseniz biraz daha detaylı olarak pandemi dönemiyle beraber sağlık sektöründe ne gibi etkiler oldu, onları ele alalım.

Pandemi döneminde sağlık çalışanları finansal ve sosyal olarak nasıl etkileniyor?

Sağlık sektörü önemli bir istihdam kaynağıdır ve sağlık sektöründeki istihdam artış oranları diğer sektörlere göre daha yüksektir. Dünya genelinde sağlık hizmetlerinde ve sosyal hizmetlerde çalışan sayısı 2020 yılında yaklaşık 136 milyon civarında seyretmiştir. Dahası sağlık sistemleri, ekipman ve teknolojik üretim gibi diğer sektörlerde büyümeyi teşvik ederek genel bir istihdam artışının önünü açmaktadır.

Şu anda ön saflarda olan birçok sağlık çalışanı ve bakım çalışanı enfekte olma riski yüksek kategorisindedirler. Pandemi döneminde, çalışanların hasta olma ihtimalleri ile beraber gelir güvencelerinin olmaması, kendilerinin ve aile üyelerinin yoksullaşma riskini artırmıştır.

Öte yandan, pandemi ile beraber sektörlerin sağlık çalışanlarına sürdürülebilir yatırım yapması, yani ek ödemeler, kişisel koruyucu ekipman tedariği ve iş güvenliği; görev değişiklikleri ve hızlı işe alımlar gibi insana yakışır çalışma koşulları olan güçlü ihtiyaçları da beraberinde gelmektedir. Bu gibi nedenlerden dolayı finansal olarak sağlık sektörleri de ciddi şekilde etkilenmiştir.

Tüm bunlara ek olarak, çalışanlarla olan sosyal diyaloglar da büyük önem arz etmektedir. Çalışanları yalnızca finansal olarak desteklemek yetmeyeceği gibi yine göz ardı edilemez bir motivasyon kaybı da her geçen gün artmaktadır. Sağlık sektörü bu dönemde iyi eğitimli, deneyimli, motive edilmiş sağlık çalışanlarını kaybetme tehdidi ile karşı karşıyadır. Bu tehdidin sonucu olarak ortaya çıkan iş gücü kıtlığı neticesinde sektörler ekonomik olarak toparlanmakta zorlanacakları bir bilanço ile yüzleşmektedirler. Hatta öyledir ki, 2030 yılına kadar 18 milyon sağlık çalışanı kadar küresel bir açık olacağı tahmin edilmektedir. Bu da temel olarak düşük ve orta gelirli ülkeleri oldukça derinden etkileyecek gibi görünmektedir.

Sağlık sektörleri finansal olarak nasıl etkileniyor?

Buraya kadar sağlık sektörünün asıl elementi olan sağlık çalışanlarının bu süreçten etkilenmelerinin sektöre de nasıl finansal olarak dokunduğundan kısaca ve kabaca bahsetmeye çalıştım.

Buna ek olarak, pandemi dönemi de olsa çalıştırılmaya devam eden tıbbi cihazlar için kira ve elektrik gibi tekrarlayan operasyonel maliyetler bulunmaktadır. Covid-19 sebebi haricindeki hasta ziyaretlerinde yaşanan önemli ölçüdeki azalma, bu tür ürünlerin üretimini ve tedariğini yapan sağlık kurumlarını da etkilemektedir. Bunun sebebi ise önceden temin edilen hastane cihazlarının bazılarının kullanılamaması ve/veya gelir getirmemesidir. Bu durum da hem hastaneleri hem de diğer sağlık kurumlarını finansal olarak negatif yönde etkilemektedir. Ayrıca, hasta ziyaretlerindeki azalma, tıbbi uygulamaların ve diş hekimliği uygulamalarının da gelir kaynaklarını zor sokmaktadır. Bu zorluklar ile başa çıkabilmek için güçlü ve iyi tasarlanmış bir finansman yapısı gereklidir.

Çoğu ülkede olduğu gibi, ülkemizde de Covid-19 krizi halihazırda sağlık sektörüne yüklenmiş durumdadır ancak sağlık sistemleri karşılaşılan bu zorluklara karşı, destekleyici ve motivasyonu yüksek tutucu, sürdürülebilir aksiyonlar almalıdır. Sağlık işgücüne yapılan yatırımın ve çalışma koşullarının iyileştirilmesinin beraberinde sürdürülebilir olarak finansal açıdan da da iyileştirici etkisi olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.